"Teknoloji Haberleri"

WhatsApp Bilinmeyen Numara Derdine Dur Dedi



Geliştirmenin test sürecinden başarı ile geçmesini takiben, WhatsApp kullanıcıları kendilerine mesaj gönderen ve kayıtlı olmayan numaraların kimlik bilgilerine doğrudan ulaşabilecek.

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde arayan numaraların kime ait olduğunu ya da sizin veya listenizdeki birinin başka telefonlarda ne isimle kaydedildiğini gösteren bir uygulama (GetContact) ülkemizde de oldukça yaygınlaşmış, daha sonra güvenlik sebepleriyle ülkemizde erişime engellenmişti.

WhatsApp da kısmen buna yakın olarak vCard adı verilen bir sistem sayesinde size mesaj atan kişilerin kayıtlı kimlik bilgilerini doğrudan önünüze sunacak. Özetle, artık karşınızdaki kişinin kimliğini öğrenmek için illa numarasını kaydetmenize gerek kalmayacak.

Güncelleme şu an Android beta kanalında teste alınmış durumda. Bu geliştirmenin tam olarak ne zaman asıl kullanıcılara sağlanacağı konusunda henüz net bir tarih yok. Ancak başarılı olma ve kullanıma sunulma ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Aşağıda ufak bir örnek ile geliştirmenin uygulama içinde nasıl gözükeceğine göz atabilirsiniz.


Siz bu geliştirmeyi nasıl buldunuz, size günlük hayatta yardımcı olabileceğini düşünüyor musunuz?




BM Facebook’un insan kaçakçılarını denetlemesini istiyor


Veri skandalı ile uğraşan sosyal medya platformu Facebook’a bir çağrı da Birleşmiş Milletler'den (BM) geldi.

BM, Facebook ile Facebook’un sahibi olduğu mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın programlarını insan kaçakçılarının kullanımlarına karşı denetlemelerini istedi.

BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) basın ve iletişim birimin başındaki Leonard Doyle, Facebook ile WhatsApp’ın Ortadoğu ile Afrika’daki insan kaçakçıları için temel haberleşme aracı olduğunu belirtti.

İnsan kaçakçılarının Facebook ile WhatsApp üzerinden işlerinin reklamını yaptıklarını ve göçmenlerle bu kanallardan iletişim sağladığını belirten Doyle, insan kaçakçılarının ayrıca göçmenleri taciz ettiğini, göçmenlerin ailelerinden fidye istemek için onları rehine alarak şiddet uyguladığını ve bu platformlar üzerinden göçmenlerin ailelerine ulaştıklarını aktardı.

DAEŞ'E KARŞI UYGULANAN DENETİM

Doyle, Facebook’un DAEŞ  gibi radikal İslamcı örgütlerin Facebook'ta reklam yapmasına izin vermediği gibi insan kaçakçılarına da izin vermemesi gerektiğini belirterek, sosyal medya platformuna insan kaçakçılarına karşı önlem alması yönünde çağrıda bulundu.

“Büyük teknoloji şirketlerinin yerine getirmedikleri büyük sorumlulukları var” diyen Doyle, bu şirketlerin uygulamalarını insan kaçakçılarının erişimine çok kolay hale getirdiklerini ifade etti.

Doyle, büyük teknoloji şirketlerinin motivasyonunun müşteri çekmek olduğunu söyleyerek, gelişen dünyada şirketlerin pazara hakim olma yarışında olduklarını söyledi.

Uzmanlar insan kaçakçılarının her türlü sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarını kullandıklarını, ancak en fazla Facebook’taki sayfaları, kapalı grupları, canlı yayın özelliği ile WhatsApp’ı kullandıklarını belirtiyor.




WHATSAPP ÇÖKTÜ!


Dünyanın birçok noktasındaki kullanıcılar, WhatsApp'ta bağlantı sorunu yaşadığını sosyal medya siteleri aracılığıyla paylaşıyor. Türkiye'de de bazı noktalarda WhatsApp'a erişim sağlanamıyor ve WhatsApp'a giren kullanıcılar, "Telefon Bağlı Değil" uyarısıyla karşılaşıyor veya herhangibi mesaj durum v.s paylaşımında bulunamıyor.

Aynı zamanda WhatsApp'ın Web sürümünde de bağlantı sorunu yaşanıyor. WhatsApp Web üzerinden mesaj göndermek isteyen kullanıcılar yine bağlantı sorunuyla karşılaşıyor.

Öte yandan yaşanan bağlantı sorunu nedeniyle WhatsApp yetkililerinden herhangi bir açıklama yapılmadı.




Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Siber Suçlarla İlgili Bilgilendirme Semineri Verildi.




Bitlis İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan açıklamada;

"Bitlis İl Emniyet Müdürlüğümüz Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce geleceğin Türkiye’sini şekillendirecek olan gençlerimizin dijital dünyada ve sanal ortamda her türlü suç ve suçlardan korunması amacıyla;
İlimiz Tatvan ilçesinde 10/10/2017 ile 28/11/2017 tarihleri arasında 27 okulda Güvenli İnternet Kullanımı – Sosyal Medyada Karşılaşılan Tehditler – Siber Suçların Hukuki Boyutları konuları ile ilgili 6900 öğrenciye seminer verilmiştir.
Gençlerimizin suç ve suçlulara karşı korunması amacıyla çalışmalarımız kararlılıkla devam etmekte ve edecektir." ifadeleri kullanıldı.




Kaynak: Bitlis Emniyet Müdürlüğü



Google, Yandex ve Vikipedi Kudüs'ü İsrail'in başkenti yaptı.

 Google, Yandex ve Vikipedi Kudüs'ü İsrail'in başkenti yaptı


ABD Başkanı Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını açıkladıktan sonra, İnternet tarayıcıları Google ve Yandex harita uygulamalarında Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak göstermeye başladı. Vikipedi'de de İsrail'in başkenti olarak Kudüs bilgisi yer alıyor.

ABD Başkanı Trump'ın Kudüs açıklamasından sonra ünlü Amerikan arama motoru Google'a ait Google Haritalar uygulamasında bu bölge başkent olarak gösterilmeye başlandı. Bir başka harita uygulaması olan Ruslara ait Yandex Haritalar'da da aynı işlemin yapılması gözlerden kaçmadı. Haritalar ülkelerin başkentlerini büyük noktayla gösteriyor.Yapılan bu durum sonrasında Türkiye ve diğer müslüman ülkelerden Google, Yandex ve Türkiye'den erişimi engellenen Vikipedi'ya tepkiler yağmaya devam ediyorum.




Whatsapp Çöktü mü? Whatsapp Neden Çalışmıyor?

Whatsapp Çöktü mü? Whatsapp Neden Çalışmıyor?

Dünyanın en büyük mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp'a, dünyanın birçok bölgesinden erişim sorunu yaşanıyor. WhatsApp'ı kullanırken ara ara bağlantı sorunu yaşayan ve hiç bağlantı kuramayan kullanıcılar, sosyal medya siteleri üzerinden yaşadıkları sorunu dile getiriyor.Konuya ilişkin henüz WhatsApp'tan resmi bir açıklama gelmezken

"Whatsapp Çöktü mü? Whatsapp Neden Çalışmıyor??" Sorusunun Cevabını 'BTK' Açıkladı.

BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, kişisel Twitter hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı. Sayan, yaptığı açıklamada "BTK USOM Ulusal Siber Olaylara Müsahale Merkezi tarafından Whatsapp servislerinde küresel düzeyde bir kesinti olduğu raporlandı." ifadelerini kullandı.


Whatsapp Çöktü mü? Whatsapp Neden Çalışmıyor?








"İnternet ve Sosyal Medya Bağımlılığı" konulu konferans
USMED Başkanı Sosyal Medya Uzmanı Said Ercan;"Bağımlılık uyuşturucu gibi bir çeşit hastalıktır"
"Sosyal medya yüzünden konuşma yetimizi kaybettik"
"Beş dakikada bir telefona bakıyoruz"
"Sosyal medyada beğenilmeme psikolojiyi bozuyor"


 Sosyal medya alanında Türkiye ve dünyanın ilk Sivil Toplum Kuruluşu olan Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı Sosyal Medya Uzmanı Said Ercan, sosyal medya yüzünden insanların konuşma yetisini kaybetmeye başladığını söyledi.
İHH Genel Merkezi'nin Doğu ve Güneydoğu illerindeki lise öğrencilerine yönelik olarak Bitlis İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği'nin ev sahipliğinde Bitlis'te düzenlediği yaz kampı programı kapsamında öğrencilerle bir araya gelen USMED Başkanı Sosyal Medya Uzmanı Said Ercan, "İnternet ve Sosyal Medya Bağımlılığı" konulu bir konferans verdi. Bitlis Eren Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi konferans salonunda düzenlenen konferansta konuşan Said Ercan, internet ve sosyal medya bağımlılığının günümüzdeki olumsuz yönleri ve yol açtığı tehlikelere dikkat çekti.
"Bağımlılık uyuşturucu gibi bir çeşit hastalıktır"
Sosyal medyanın yararlı olduğu kadar kontrolsüz kullanımının bir takım yan etkilere yol açtığını ifade eden Ercan, "Elektrik, internet ve sosyal medya ile birlikte bir birimize daha çok ulaşılabilir hale geldik, ancak aile içi iletişim maalesef azaldı. Buna dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bağımlılık bir çeşit hastalıktır, yani bir uyuşturucu bağımlılığından çok da farklı değil. Yani birinde bir madde var diğerinde ise soyut bir madde var. Bu yüzden dikkat etmek gerek, bağımlılığa kaçan yerlerde bağımlılığa dur demek lazım, bağımlı olduğumuz uygulamaları silmemiz lazım, bunu saate döküp günlük bir saat bölümü yapmak lazım. Bunları yaptıktan sonra inşallah yavaş yavaş bağımlılıktan kurtulmuş olacağız. Ailelerde sosyal medyayı kullanırken bağımlılığın farkında olarak vakit geçirmeyi öğrenmeleri lazım" dedi.
"Sosyal medya yüzünden konuşma yetimizi kaybettik"
Günümüzde insanların sosyal medya yüzünden artık konuşma yetilerini kaybetmeye başladığına dikkat çeken Said Ercan, "Sanaldan çok aktif konuşunca, teks tabanlı konuşunca, Watshap'tan teks tabanlı konuşunca zamanla konuşma yetimizi kaybetmeye başladık. Düşünün Watshap'a sesli ve görüntülü konuşma geldi ama biz hala yazıyoruz. Niye? Çünkü alıştık, konuşmayı unuttuk, konuşma yetimizi kaybettik. Günlük yaşamda konuşurken karşımızdakinden gözlerimizi kaçırıyoruz, heyecanlanıyoruz, ne diyeceğimizi unutuyoruz, kelimeler arka arkaya gelmiyor, konuşma süremiz yavaşladı, hızlı konuşamıyoruz artık. Bunun sonucunda da bu sosyal bir fobiye dönüşüyor, yazmayı tercih ediyoruz. Kendini ifade edemiyor, kendini açamıyor, duygularını gizliyor, mimiklerini kullanamıyor, üzülecek ama üzülme işareti yapamıyor. Çünkü; tüm bunları sosyal medyada bir tıkla yapıyoruz, bir ikonla farklı farklı duygu veriyoruz. Ama şimdi insanlar mimiklerini nasıl kullanacağını bilmiyor, gülmesi, ağlaması sahte hale geldi ve bu sefer gerçek mimiklerini kaybetti. Buda konuşma yetisinin kaybolmasına neden oldu. Artık batıda konuşma kursları açılmış durumda. Yakında her halde Türkiye'de de ücretli konuşmaya gideceğiz her halde. Çünkü insanlar konuşup, dertleşecek arkadaş bulmakta zorlanıyor" diye konuştu.
"Beş dakikada bir telefona bakıyoruz"
Türkiye ortalamasında insanların her 5 dakikada bir dönüp telefonlarına baktıklarını aktaran Ercan, "Bu insanlar sürekli sosyal medya için telefona dönüp dönüp bakıyor. Kullanıcılar her gün ortalama 5 dakikada bir telefonuna bakıyor. Normalde cüzdanımızı kaybettiğimizde bunun yanımızda olmadığını 3 saatte fark ediyoruz ama telefonu kaybettiğimizi 5 dakikada anlıyoruz. Dolayısıyla her 5 dakikada bir telefona bakar hale geldik. Bu çok ciddi bir oran ve bizi dikkat dağınıklığına sevk eden bir orandır. Bu gün birçok büyük şehirde çocuklar artık dikkat dağınıklığı sebebiyle psikologlara gidiyor, kendisini veremiyor çünkü aklı hep sosyal medyada kalıyor" dedi.
"Günde 5 saatimiz sosyal medyada geçiyor"
Her geçen gün sosyal medyada harcanan zamanın giderek arttığına dikkat çeken Ercan, "Resmi rakamlara göre her ne kadar 3 saat olsa da insanlar her gün yaklaşık 5 saatini sosyal medyada harcıyor. Bunun sonucunda da uykumuzdan, değerli zamanımızdan, insan ilişkilerimizden, mesleğimizden, aile ilişkilerimizden, sağlığımızdan ve özel olarak kendimize ayırdığımız vakitten çalıyoruz. Bunların hepsi bir araya geldiğinde her şeyi eksik yaşamaya başlıyoruz. Sosyal medya için çaldığımız bu vakit bizim hayatımızın kalitesini düşürüyor. Onun için daha kaliteli bir hayat yaşamak istiyorsak; sosyal medyayı maksimum düzeyde verimli kullanıp minimum zaman harcamamız gerekiyor. Bu olursa bizim için daha faydalı olacaktır"dedi.
"Sosyal medyada beğenilmeme psikolojiyi bozuyor"
Sosyal medyada beğenilmeme korkusunun insanlarda psikolojik sorunlara yol açmaya başladığına vurgu yapan Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı Said Ercan, "Sosyal medyada bir şey paylaştıklarında insanlar hemen 'kaç beğeni oldu, kaç kişi gördü?' diye bakıyor. Sosyal medyada beğenilme kullanıcıları mutlu ediyor. Beğenilmeme ile karşılaşan kullanıcılarda ise psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor. Sosyal medyada beğenilmeme psikolojiyi bozuyor. Bu defa da kötü bile olsa o şeyi yapmaya eğilim gösteriyor. Yani ucuz, saçma sapan bir şey beğeniliyorsa oda onu yapmaya çalışıyor. ve daha sonrasında o beğenilme duygusu psikolojik ihtiyaca giriyor. Birisi beğenmediği zaman kendisini kötü hissediyor ve psikolojikmen bir yıpranmışlık, mental yorgunluk ve tüketilmiş sendromuna yakalanıyorlar. Burada en büyük görev aileleri düşüyor. ve en önemlisi anne ve babanın sosyal medyayı öğrenmesi gerekir. Ailelerin çocuklarını özellikle sosyal medyada daha çok takip edip, kesinlikle başıboş bırakmaması gerekiyor. Onlarla arkadaş olup onları anlamaya çalışmaları ve gerekirse sosyal medyada çocuklarının paylaşımlarını beğenip yorum yapmaları gerekir. Çocuklar aileleri tarafından doğru şekilde kontrol altına alınması durumunda bu tehlike en asgari düzeye indirilmiş olacaktır" şeklinde sözlerini tamamladı.
Düzenlenen konferans soru-cevap şeklinde sona ererken, konferans sonrası Bitlis İHH Başkanı Muzaffer Taşcan tarafından Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı Said Ercan'a Mescid-i Aksa maketi takdim edildi.

AB'den Google'a Tarihi Ceza: 2.42 Milyar Euro

Google, internet alışverişinde rekabet kurallarını ihlâl ettiği gerekçesiyle Avrupa Birliği tarafından 2.42 milyar euro tutarında cezaya çarptırıldı. Google'a 90 günlük süre tanındı.


Dünyanın en büyük arama motoru olan Google dudak uçuklatan bir ceza ile karşı karşıya kaldı.


Google, arama motoru pazarındaki hakim konumunu kötüye kullandığı ve internet alışverişinde rekabet kurallarını ihlâl ettiği gerekçesiyle Avrupa Birliği tarafından 2.42 milyar euro tutarında cezaya çarptırıldı.

CEZANIN NEDENİ: PAZAR HAKİMİYETİNİ KÖTÜYE KULLANMASI

Avrupa Komisyonu'nun Google'a verdiği rekor cezanın nedeni ise arama sonuçlarını kendi lehine olarak yeni Google alışveriş servisleri doğrultusunda manipüle etmesi ve pazar hakimiyetini kötüye kullanması olarak gösteriliyor.

KARAR 7 YILLIK ARAŞTIRMANIN SONUCU! AB 90 GÜNLÜK SÜRE TANIDI

7 yıldır süren araştırmanın sonucunda verilen karara ilişkin gerekçe Google tarafından reddedilirken, AP tarafından bildirilen habere göre Google'a arama sonuçlarıyla ilgili söz konusu manipülasyonu durdurması için 90 günlük süre tanındı. Aksi takdirde bağlı olduğu Alphabet'in dünya genelindeki günlük cirosunun yüzde 5'i oranında ek cezalarla yüzleşileceği kaydedildi.

TÜKETİCİ ZARARA UĞRUYOR

Avrupa Komisyonu Rekabet Kurulu Şefi Margrethe Vestager tarafından yapılan açıklamada, rakip alışveriş servislerinin Google sonuçlarında görüntülenmesinin yüzde 90 oranında alt sıralara atıldığı ve tüketicilerin zarara uğratıldığı belirtiliyor.

"FIRSAT EŞİTLİĞİ" VURGUSU

Böylelikle Google'ın hem daha fazla trafik aldığı hem de kendi servislerine yönlendirdiği kişi ya da kuruluşlardan rekabet yasalarına aykırı olarak haksız bir şekilde daha fazla gelir edildiği söyleniyor. Vestager, bunun rekabet yasalarına ciddi şekilde aykırı olduğunu belirtirken, sitenin 2008 yılında belirtilen şekilde değiştirdiği politikası ve arama algoritması nedeniyle reklamverenlerin de tekele mahkûm bırakıldığını vurguladı. Zira siteler ne kadar fazla hit alırsa reklamverenler de o kadar fazla görüntüleniyor.

Vestager, Avrupa Birliği yasaları uyarınca fırsat eşitliğinin zorunlu olduğunu belirtirken Google'ın rakiplerine bunu sağlama sorumluluğuna dikkat çekti.

Bitlisli öğrencilerinden bilim ve teknolojiye katkı


Bitlis'teki Hikmet Kiler Fen Lisesi öğrencileri, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu işbirliğiyle geliştirdikleri projelerle birer bilim adamı olmaya yolunda ilerliyorlar.
Öğrenciler tarafından hazırlanan yol çizgisinden çıkarak otomatik duran araba, robotmatik, otomatik zincirli araba lastiği, çimenden enerji elde edilmesi, kalp ritmine göre ayarlanabilen emniyet kemeri ve daha birçok proje sergilendi. İl Milli Eğitim Müdürü Korkmaz, öğrenciler tarafından geliştirilen projelerle yakından ilgilenerek, tek tek bilgi aldı.
Hikmet Kiler Fen Lisesi Müdürü Erol Birişik, geliştirilen projeler hakkında bilgiler vererek, TÜBİTAK ve okullarının düzenlemiş olduğu 4006 Bilim Fuarının bu yıl 9'uncusunun düzenlendiğini söyledi. Öğrenciler tarafından toplamda 82 proje hazırladığını ifade eden Birişik, "9, 10 ve 11'nci sınıf öğrencilerimiz tarafından bu yıl toplamda 80 proje hazırlandı. Ancak öğretmenlerimiz tarafından seçilen ve sergilenmeye layık görülen 28 projeyi okulumuzda sergiliyoruz. Projelerimizdeki gerçek gaye, hepimizin bildiği gibi bu fuarlar öğrenmeye istekli, merak eden, araştırmacı ve bilinçli bireylerin yetişmesine katkı sağlayan öğrenci metotlarından biridir. Bilim fuarları genç bireylerin bilimin önemini kavrayıp birçok teorik bilginin gerçek yaşamdaki işleyişini fark etmelerini sağlar. Bu amaç doğrultusunda okulumuzda açmış olduğumuz sergide öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin özverisi ile hazırlanan projelerimizi tanıtıyoruz. Mevcut projeler içinde görevli 39 öğrencimiz ve 10 danışman öğretmenimiz bulunmaktadır. Projelerimiz fen ağırlıklı olmaktadır" diye konuştu.
Projelerin birçoğunun gelişim aşamasında olduğunu ifade eden Okul Müdürü Erol Birişik, "Öğrencilerimizin bu yıl sonunda ve gelecek yıl içinde projelerimize yapacakları katkılarla Türkiye genelinde ve bölgede TÜBİTAK yarışmalarına gönderilerek ve buralarda da sergileneceğine inanıyorum. Projelerimiz içinde gerçek anlamda toplumun refahını arttıracak, bilime ve teknolojiye katkı sunacağına inandığım birçok projemiz mevcuttur" diye konuştu.

Telefondan hesabına girenleri bekleyen tehlike


Dünya genelinde büyük yankı uyandıran WanaCrypt0r 2.0 saldırısından sonra Türkiye'nin önde gelen bankalarını hedef aldığı ve kullanıcıların şifrelerini çalma riski ortaya çıktı.

Türkiye dahil dünya genelinde büyük yankı uyandıran WanaCrypt0r 2.0 saldırısının şoku henüz atlatılamamışken, bu kez de mobil bankacılığı hedef alan bir zararlının Türkiye'nin önde gelen bankalarını hedef aldığı ve kullanıcıların şifrelerini çalma riski ortaya çıktı.

Global Antivirüs firması ESET'in araştırmacılarından Lukas Stefanko, uzun süredir Android cihazlar üzerinde zararlı yazılım arayan ve bu konuda araştırmalar yapan bir isim. Dün akşam saatlerinde Twitter hesabından paylaşımda bulunan Stefanko, Google Play Store üzerinden yeni bir zararlı yazılım keşfettiğini ve bu zararlının Türkiye'ye sıçradığını, tehlikenin büyük olduğunu belirtti.

Banka isimlerini de bir bir paylaşan Stefanko'ya göre büyük bankalar da dahil Türkiye'de Android cihazlar üzerinden mobil bankacılık hesabına girenlerin hesapları tehlike altında.

YENİ BİR ZARARLI DEĞİL

BankBot adını taşıyan bu Android zararlısı ilk olarak Rusya'daki bankaları hedef alan bir zararlı olarak ortaya çıktı. Rusya'nın ardından İngiltere, Avusturya ve Almanya'ya yayılan zararlı Google'ın tüm müdahalelerine rağmen güvenlik bariyerlerini bir bir aşarak telefonlara bulaşabiliyor.

Bankacılık dışında, Whatsapp, Facebook, Uber, Snapchat ve YouTube gibi platformlara da girebilen ve kullanıcıların özel bilgilerine ulaşabilen zararlı, sadece kullanıcıların özel bilgilerine erişmekle kalmıyor; aynı zamanda SMS akışını da bozarak kullanıcıların çift adım güvenlik bariyerini de yerle bir edebiliyor.


BTK'DAN DA AÇIKLAMA

BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan kişisel twitter hesabından Türkiye dahil 74 ülkeye siber saldırısı yapıldığını duyurdu.

Sayan, "Türkiye dahil 74 ülkeye büyük bir siber saldırı düzenleniyor. Ülkemizin siber Güvenlik Merkezi USOM ön alma operasyonlarına devam etmektedir" ifadelerini kullandı.

İnternet kullanıcılarını uyaran BTK Başkanı, "Dünyada yayılan Wcry zararlısından korunmak için Windows sistemleri ve antivirüsleri güncelleyin! Sisteminizi taratmayı ihmaletmeyin" paylaşımını yaptı.

Dün gerçekleşen saldırının boyutları her an büyüdü. Etkilediği ülke sayısı 100’ü geçen ve Türkiye’deki bazı sistemlere de bulaşan fidye saldırısı, birçok kritik, hayatî hizmeti etkiledi.



Avast ve Kaspersky gibi dijital güvenlik şirketleri ART arda mesajlar yayımlayarak, saldırının boyutu ve nasıl korunabileceği hakkında bilgi verdiler. Microsoft, saldırıya yakalanmayı önleyen marttaki güncellemesini hatırlattı.

Saldırının ilk büyük darbesini yiyen İngiltere Başbakanı Theresa May, vatandaşların sağlık bilgilerinin saldırıda ele geçirilmediğini belirtti. Bu sırada, ülke genelinde 45 sağlık kuruluşu işlemleri durdurmak ve hastaları geri çevirmek durumunda kaldı.

Ulusal Sağlık Sistemi’ne bağlı bazı hastaneler MRI ve CT taramaları yapamzken, doktorlar dijital sistemi bırakıp kağıt kaleme geçtiler.

HÂLÂ WINDOWS 95 KULLANIYORLARMIŞ

Bu arada, İngiltere’deki bazı hastanelerde hâlen Windows 95 kullanıldığı ve yaygın işletim sisteminin de Windows XP olduğu ortaya çıktı.

Microsoft Windows 95’e destek vermeyi 2001 yılında, Windows XP’ye ise 2014 yılında bırakmıştı. İspanya’daki ulusal telekomünikasyon şirketi Telefonica’nın yanı sıra, Rusya’da operatör Megafon ve ABD merkezli FedEx de etkilenen şirketlerin başında geldi.

Fransız Otomobil üreticisi Renault da siber saldırıya hedef olduğunu açıkladı. Renault grubu tarafından basına yapılan açıklamada, "Cuma gününden itibaren şirket, siber saldırıdan etkilendi. Bu saldırıya karşı konulması için şirket içinde gerekli çalışmalar başlatıldı." şeklinde değerlendirmede bulunuldu.

Siber saldırının şirket veri tabanına verdiği zarar konusunda ise bir açıklama yapılmadı.

SATIN ALIRKEN FARKINDA DEĞİLDİ

Shadow Broker adlı hacker grubun saldırısı, sonradan durdurulmak istenirse diye, bir kill switch (durdurmak için kullanılacak bir yöntem) içerdiği ise tesadüfen ortaya çıktı.

Darien Huss adlı İngiliz siber güvenlik uzmanı, zararlı yazılımın bu özelliğini, kazara keşfetti. Oldukça uzun ve manasız bir internet alan adına istek gönderen virüs, site ulaşılabilir durumdaysa, yayılmayı sürdürüyor.

SİSTEMİNİ KORUMAYANLAR KOPYASINA YAKALANABİLİR

Sitenin kayıtlı olmadığını gören Huss, 10,69 dolara satın aldığı siteye saniyede 5-6 bin bağlantı geldiğini fark etti. Şimdiye kadar bu sunucuya 78 bin farklı Windows makineden istek geldiğini söyleyen Huss, The Daily Beast’e konuştu ve zarar gören makinelerden gelen isteklerin yavaşladığını belirtti.

Russ, herkesin sistemini güncellemesi gerektiğinin altını çizerken, aksi taktirde, aynı virüsün bir kopyasının yayılarak güncellenmemiş bilgisayarları etkileyebileceğini kaydetti.


Bitlis Haberleri, Bitlis Haber, Son Dakika Bitlis Tatvan Haberleri - Bitlis Tatvan Haber

Son Dakika Bitlis Haberleri,Bitlis, Bitlis Haber, Tatvan, Tatvan Haberleri, Ahlat, Ahlat Haberleri, Adilcevaz, Adilcevaz Haberleri,Hizan, Hizan Haberleri,Mutki, Mutki Haberleri,Güroymak, Güroymak Haberleri, Van Haberleri Sitesi. https://www.bitlistatvanhaber.com/

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript Devre Dışı BırakLütfen Tüm Widget'ı Görmek İçin Javascript'i Etkinleştirin