"Bitlis Eren Üniversitesi Haberleri"

Güroymak üniversitesine kavuşuyor 


Güroymak Belediyesinin girişimleri ile ilçeye kazandırılan 3.5 milyon TL maliyetli yüksekokul binası bitiriliyor.

Güroymak Belediyesinden yapılan açıklamada; Mülkiyeti Güroymak Belediyesine ait 7 bin 500 metrekare arazi ve üzerinde kurulan bina ile birlikte Bitlis Eren Üniversitesine tahsisi yapılmış ve yapılan tahsisin ardından girişimlere başlayan Bitlis Eren Üniversitesi, ilçeye yüksekokul açılması için gerekli başvuruyu yapılmıştı. Bitlis Eren Üniversitesi tarafından Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) yapılan başvuru ise olumlu bir şekilde sonuçlandırıldı." ifade edildi.

“İlçe halkının bir hayali daha hayata geçiriliyor.”

İlçede Yüksekokul açılması için, değerlendirmede bulunan Kaymakam ve Belediye Başkan vekili Ufuk Özen Alibeyoğlu, Yaptığımız çalışmalar sonucunda ilçe halkının bir hayalini daha gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İlçemizde göreve başladığımda vatandaşlarımızın taleplerinden biride ilçeye yüksekokul kurulması vardı. Belediyemizce ilçemize üniversite binası kurulması için çalışmalara başladık. Yer tahsisini yaptık. Hızlı bir şekilde bina yapımına başladık ve binamızın inşaatı bitirilmek üzeredir. Bütün masrafları belediyemizce üstlenip yapımına başladığımız üniversite binası bitirildiğinde 18 derslikli en az 540 öğrencinin eğitim göreceği bir yüksekokula kavuşmuş olacağız. Belediyemize maliyeti 3.5 milyon TL’dir. İlçenin ekonomisine ve eğitime büyük katkılar getireceğine inanıyoruz, dedi




Bitlis'te Osmanlı Dönemi'ne Ait Yeni Mezar Taşları Bulundu


    Bitlis yöresinin tarihini ve kültürünü araştırmak üzere üniversitemiz bünyesinde kısa bir süre önce kurulan BİTAM (Bitlis ve Yöresi Tarih ve Kültür Araştırma ve Uygulama Merkezi) çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.

BİTAM bünyesinde yapılan çalışmalar sonucunda tarihe ışık tutacak yeni mezarlar bulundu.   Bitlis’in Güroymak İlçesi, Günkırı Beldesi’nde bulunan mezar taşları üzerinde yapılacak akademik çalışmalar neticesinde tarihi öneme sahip bilgilere ulaşılacağı tahmin ediliyor.

İncelenen mezar taşlarının Günkırı Beldesi’nde yer aldığını bildiren BİTAM Müdür Yardımcısı Dr. Korkmaz Şen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Toplam üç farklı mezarlıkta çalışma yapılmıştır. En eski tarihli olduğu düşünülen mezarlık Günkırı Beldesi Pınarbaşı Mahallesinin yaklaşık 200 m. güneyinde yer almaktadır.” ifadelerine yer verdi. Mezar taşlarının şahideli ve sandukalı olmak üzere iki ana tip’e ayrıldığını belirten Dr. Şen, Bunlar da kendi aralarında cinsiyet ve statülerine göre farklılıklar göstermektedir. Anadolu coğrafyasındaki Osmanlı dönemi mezar taşlarının genellikle mezarbaş (Şahide) taşı sadece yazılı olur. Ayak taşları bitkisel süslemeli verilir. Fakat buradakilerin hem ayak hem de mezar baş taşlarının yazılı oldukları görülmektedir.” dedi. Diğer önemli bir hususun ise tepelik kısmında yer alan ibareler olduğunu sözlerine ekleyen Dr. Şen konuşmasına şöyle devam etti; “Anadolu coğrafyasındaki mezar taşlarının tepelik kısmında ‘Hu-el Baki, Ya Hu, Hu-el Hayyul baki, Ya gaffar v.b.’ başlarken buradaki ve Bitlis yöresinde yoğun olarak karşılaştığımız yazı ise ‘Es-said-es şehid, ve halet, vel İhlas’ gibi farklı olmasıyla yöreye özgü mezar taşları olmaktadır.” Dr. Şen, Yazıların Arapça olmasının diğer önemli bir husus olduğunun altını çizerek; “Arapça’nın yörede veya halk arasında daha fazla rağbet gördüğünü göstermesi açısından önem arz etmektedir.  Başlık kısmının öne doğru çıkıntı yapması ve bir silmeyle vurgulanması Ahlat mezar taşlarının etkisini göstermektedir. Fakat Ahlat mezar taşları boyut olarak çok daha büyüktür.” şeklinde konuştu.

Mezar taşları üzerlerinde bulundurdukları kılıç kalkan, kama ve Mühr-i Süleyman gibi simgeler yer aldığını ifade eden BİTAM Müdür Yardımcısı Dr. Şen, “Mühr-i Süleyman motifi Selçuklularda sevilerek kullanılan bir motiftir. Güç kudret sembolü olması açısından önemlidir. Burada incelenen mezar taşları beyaz mermerden olup yan yana dizilmişlerdir. Yaptığımız transkripsiyonda bir aile mezarlığı olduğu  “paşa ve bey” oldukları anlaşılmaktadır.” dedi.

Şen konuşmasının devamında şunları söyledi: “Diğer iki mezarlık ise Günkırı merkezden yaklaşık 500 metre doğuda yer almaktadır. Aradan geçen bir yol ile iki kısma ayrılmıştır. Günümüzde de kullanılmaktadır. Bu iki mezarlıktaki mezar taşları da aynı özellikleri göstermektedir. Mezar taşları Ahlat taşı dediğimiz volkanik taş malzemeden yapılmışlardır. Rahat işlenebilen bir taş cinsidir. Yazılardan ziyade üzerlerinde barındırdıkları geometrik ve kandil motifleriyle dikkat çekmektedirler. Ahlat Selçuklu mezar taşlarının özelliklerini göstermektedirler.” dedi.







Kaynak: Bitlis Eren Üniversitesi




Genç Girişimci Sertifika Töreni Yapıldı


Bitlis Eren Üniversitesi Hizan Meslek Yüksekokulu ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından düzenlenen “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” kapsamında sertifika töreni yapıldı.

“Genç Girişimciler Sertifikalarıyla Buluşuyor” adlı program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Üniversitemiz Merkezi Konferans Salonu’nda 11 Nisan günü gerçekleşen programa, sertifika almaya hak kazanan çok sayıda öğrencilerin yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş ile Hizan MYO akademik ve idari personeli katıldı.

Güz döneminde 2’nci sınıf programlarına girişimcilik dersi açtıklarını ifade eden Hizan MYO Öğr. Gör. Volkan Eryiğit, dersi açmadaki amaçlarının öğrencilere proje kültürünü aşılamak, KOSGEB’i tanıtmak ve KOSGEB desteklerinden nasıl yararlanacaklarını öğretmek olduğunu söyledi. Bu törende 160 tane sertifika dağıtacaklarını belirten Öğr. Gör. Eryiğit; “Aktif ikinci sınıf öğrenci sayısını baz aldığımızda öğrencilerimizden yüzde 98’ine sertifika kazandırdık. Bizim için asıl önemli olan öğrencilerimizin mutluluğu, memnuniyeti ve ümidiydi.” dedi. Üniversite olarak en büyük mutluluklarının, öğrencilerin geleceklerine olumlu bir katkıda bulunarak işsizlik sorununa direk katkı sağlamak olduğuna vurgu yapan Öğr. Gör. Eryiğit, gelecek yıllarda sayıyı daha da arttırarak tüm birimlerce hayata geçirilmesini hedeflediklerini ifade etti. Öğr. Gör. Eryiğit konuşmasında, kendilerinden desteklerini esirgemeyen Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Erdal Necip Yardım’a Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş’a, üniversite yönetimine, KOSGEB İl Müdürü Cevat Kaya’ya, KOSGEB uzmanlarına, Hizan MYO akademik ve idari personeline teşekkürlerini iletti.

Öğrencilerin almaya hak kazandıkları girişimcilik sertifikaları sayesinde KOSGEB’den toplamda 150.000 TL’lik destek alabileceklerini ifade eden KOSGEB Bitlis İl Müdür Vekili Uzm. Kürşat Köse; “Kendi işinizi kurarak iş yeri açmak için 50.000 TL hibe ve 100.000 TL kredi olmak üzere bu destekten yararlanabileceksiniz.” dedi. KOSGEB Bitlis Müdürlüğü olarak daha fazla sertifika alınması için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Uzm. Köse sözlerine, iş fikri olan ve bu iş fikri hakkında bilgi birikimini arttıran herkese destek vermeye çalıştıklarını söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

Girişimcilik dersinin sadece Hizan MYO’da değil, bütün üniversitemizin birimlerinde yaygınlaşması gerektiğine değinen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş; “Bu işin mimarı KOSGEB olduğu kadar Hizan MYO idaresi ve hocalarıdır. Hizan MYO olarak ilk önceliklerini girişimcilik dersini öğrencilerine okutmak olarak belirlediler ve bunun için bir takım çalışmalar başlattılar.” dedi. Yönetim olarak çok küçük bir müdahalede bulunduklarını aktaran Prof. Dr. Demirtaş, “Girişimcilik dersinin Hizan MYO öğrencilerine yönelik verilmesini hayata geçirdik ve bugün burada bu çalışmaların meyvelerini toplamak için toplanmış bulunuyoruz.” şeklinde konuştu. Öğrencilerin mezuniyet belgelerini destekleyici birtakım programlarla güçlendirmenin önemini ifade eden Prof. Dr. Demirtaş, “Bizler ve sizler için çok önemli olan bu faaliyetin, geleceğinizin şekillenmesine katkısı olacağına inanıyorum.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Program, Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Dr. Öğr. Üyesi Erdem Karaca, Uzm. Kürşat Köse, Hizan MYO Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Kızıltaş, Öğr. Gör. Barış Ötün ve Öğr. Gör. Ozan Ünsel tarafından sertifikaların dağıtılmasının ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.






Kaynak: Bitlis Eren Üniversitesi


Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Kürşat, Türkiye'de Avrupa kıtası kadar endemik ve diğer bitki türünün bulunduğunu söyledi.


Türkiye'deki bitki çeşitlerine bakıldığında kıtasal bir özellik gösterdiğini belirten Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Kürşat, Türkiye'de toplam 11 bin 700 bitki türü tespit edildiğini belirtti. Türkiye'nin bir Avrupa kıtası kadar bitki türüne sahip olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Murat Kürşat, Avrupa kıtasının tamamında 12 bin adet bitki türü bulunmasına karşın Türkiye'de bu sayının 11 bin 700 civarında olduğunu, ancak yapılacak yeni araştırmalar sayesinde bu sayının 12 binleri aşacağını tahmin ettiklerini açıkladı. Türkiye'nin sadece yetişen endemik bitki türü bakımında da oldukça zengin bir ülke olduğuna vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Kürşat, Türkiye'de endemik bitki anlamında 3 bin 700 bitki türünün olduğuna dikkat çekti. Bunun çok büyük bir zenginlik olduğunu ve bitkilerin büyük bölümün sağlık alanında kullanılabilecek bitkiler olduğunu ifade eden Murat Kürşat, "Avrupa'da çok az bitki türü olmasına rağmen bu bitki türlerinin yüzde 80 gibi büyük bölümü sağlık alanında kullanılabiliyor. Ancak Avrupa kıtası kadar bitki türüne sahip olan ülkemizde ise maalesef mevcut bitkilerin ancak yüzde 1 ila 2'si bu alanda kullanılıyor. Yapmış olduğumuz çalışmaları da katarsak, ülkemizdeki bitki türlerinin yeni yeni keşfedildiğini ve yeni yeni sağlık alanında kullanılmaya başlandığını söyleyebiliriz. Avrupa'da eczanelere baktığımız zaman ilaçların yüzde 80'ine yakın kısmının bitki kökenli olduğunu görüyoruz. Ancak Türkiye'de buna baktığımız zaman bu sayı sadece yüzde 1-2 civarındadır. Yaklaşık 4 bine yakın endemik bitkimiz bulunmasına karşı maalesef sağlık alanında oldukça gerilerdeyiz. Bu sıkıntıları aşmak için hızlı şekilde bitki türlerimizi tespit etmeye çalışıyoruz. Tespit ettiğimiz bu türleri hemen eczacılık fakülteleri ya da tıp fakülteleriyle paylaşıyoruz. Çünkü gerçekten bitki sağlığı açısından ülkemizin buna büyük ölçüde ihtiyacı var" dedi.

"Türkiye'deki bitki örtüsünün büyük bölümünü Bitlis oluşturuyor"

Türkiye'de bulunan yaklaşık 12 bin bitki türünün 2 bin türünün Bitlis'te bulunduğunu dile getiren Kürşat, bu nedenle Bitlis'in Türkiye'deki bitki örtüsünün büyük bölümünü oluşturduğunu kaydetti. Bitlis'te yüksek rakım ve Van Gölü havzası ile Nemrut Krater Gölü'nün olmasının bitki çeşitliliğinin artmasına büyük ölçüde etki ettiğine dikkat çeken Kürşat, "Bitlis bitki türleri anlamında zengin bir bölgedir. Bitlis Eren Üniversitesi olarak yapmış olduğumuz çalışmalar kapsamında bine yakın bitki türü tespit etmiş bulunmaktayız. Bitlis Eren Üniversitesi olarak biz bu bölgede daha yeni yeni çalışmaya başladık. Her geçen gün yeni bitki türleri tespit ediyoruz. Şu ana kadar bine yakın bir tür tespit etmiş bulunmaktayız. Önümüzdeki birkaç yıla baktığımızda, yapacağımız çalışmalar neticesinde Bitlis'teki bitki sayısının 2 binlerin üzerine çıkacağını tahmin ediyoruz. Bu kapsamda özellikle Kampus Dağı'nda yapmış olduğumuz çalışmalarda endemik olan birçok bitki türüne rastlıyoruz. Endemik olan bu bitki türlerinin birçoğu sağlık alanında kullanılabilecek bitki türleridir. Bitlis'te tespit etmiş olduğumuz endemik bitki türü neredeyse Türkiye'de bulunan toplam endemik bitki türünün yüzde 40'ı civarında. Bu da Türkiye'deki endemik bitki türünün ne kadar fazla olduğunu gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında Bitlis endemik bitki türünde keşfedilmemiş bir bölge konumundadır" diye konuştu.

"Bitlis'te bitki müzesi kurulacak"

Bitki türü tespiti amacıyla şu ana kadar yürütülen çalışmalar kapsamında Bitlis'in sadece yüzde 25'lik kısmının tarandığını, geriye yüzde 75'lik gibi büyük bir bölümünün de kaldığını dile getiren Murat Kürşat, "Bitlis'te yaklaşık 200 ila 400 civarı arasında tıbbi aromatik bitki olduğunu düşünüyoruz. Bitlis Eren Üniversitesi olarak bitki müzesi açmak için çalışmalarımız devam ediyor. Müzemizin kurulması durumunda bölgedeki özellikle aromatik, yani sağlık alanında kullanılabilen bitkiler buralarda sergilenecek ve bu bitkilerden daha çok istifade edilmesi sağlanacak. Hatta yurtdışında çalışan sağlıkçıların bitki araştırmalarında faydalı olacaktır" şeklinde konuştu.

Bitlis Eren Üniversitesi Ahlat Meslek Yüksekokulunda (MYO) 2016-2017 mezuniyet töreni düzenlendi.


Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü Ertuğrul Gazi Konferans Salonunda düzenlenen mezuniyet törenine Ahlat Kaymakamı Bülent Tekbıyıkoğlu, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ahmet Zafer Bayram, Belediye Başkanı A. Mümtaz Çoban, BEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabir Rüstemli, Ahlat Meslek Yüksekokulu Müdürü Harun Koçak, Adilcevaz Meslek Yüksekokulu Müdürü Murat Çelik, bazı kurum amirleri ve öğrenci velileri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, okul birincisi Tuba Atay’ın konuşmasıyla başladı.
Ardından kürsüye çıkan Ahlat MYO Müdürü Harun Koçak ise, bugün burada ortak bir sevinci paylaşmak için toplandıklarını belirterek, "Bitlis Eren Üniversitesi Ahlat Meslek Yüksekokulu 2016-2017 dönemi mezuniyet törenine hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Çalışmaktan ve araştırarak doğruyu bulma çabasından hiç ama hiç vazgeçmeyin. Hoşgörülü, kendinize özgü, ayaklarının üzerinde durabilen bireyler olarak başarılı gelecek nesillerin yetişmesinde de payınız olsun" dedi.
BEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabir Rüstemli ise, öğrencileri mezun etmenin gururunu yaşadıklarını belirterek, tüm öğrencilere yeni hayatlarında başarılar diledi.
Ahlat Kaymakamı Bülent Tekbıyıkoğlu da, tüm öğrencileri öncelikle ayrı ayrı tebrik ettiğini ifade ederek, "Sizi buraya gönderen anne babalarınızın boynunu eğik bırakmadığınız için, önünüze çıkan engelleri aştığınız için hepinizi tebrik ediyorum. Hayat önünüze her zaman engeller çıkartacak ama kazananlar sadece vazgeçmeyenlerdir. Başarı tesadüf değil, başarı sadece gayret edenlerindir. Son olarak çok özel bir yerde eğitim öğretim hayatınızı tamamladınız. Siz değerli kardeşlerimizi tebrik ediyorum, bundan sonra ki hayatınızda başarılar diliyorum" diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Ahlat MYO Müdürü Harun Koçak tarafından katkılarından dolayı Kaymakam Tekbıyıkoğlu, Başkan Çoban ve Rektör Yardımcısı Rüstemli’ye plaket takdim edildi.
Ardından öğrencilere anı belgeleri ve bölüm birincilerine plaketleri protokol tarafından verildi. Mezuniyet pastası kesimi, kep atma ve kokteylin ardından tören son buldu.


Bitlis Eren Üniversitesi Adilcevaz Meslek Yüksekokulu 2016-2017 yılı mezuniyet töreninde öğrenciler kep atarak mezuniyet sevinci yaşadı.



Adilcevaz Sosyal Hizmet Merkezinin konferans salonunda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törenin açılış konuşmasını Meslek Yüksekokulu Müdürü Murat Çelik yaptı. Çelik, 22’nci dönem mezunlarını vermenin sevincini yaşadıklarını ifade ederek, “Gelişen ve çağdaş ülke olmanın tüm özelliklerini sergileyen ülkemiz giderek büyümektedir. Gelişmişlik düzeyi ile paralel seyreden yükseköğretim oranı, ülkemizde oldukça önemli seviyelere yükselmiş bulunmaktadır. Bu konuda kendisine düşeni layığı ile üstlenmiş bulunan üniversitemiz ve yüksekokulumuz hızlı bir gelişme göstermektedir. Bizler de öğrencilerimize her konuda elimizden gelenin en iyisini yapmak gayreti içerisindeyiz. Öğrencilerimizin mesleki eğitimlerinin yanında sosyal etkinliklere katılmalarını sağlamak ve bu konuda imkânlarımız ölçüsünde hiçbir fedakârlıktan çekinmemek gayreti içerisindeyiz. 1993 yılında 2 bölüm ve 30 öğrenci kapasitesi ile öğrenimine başlayan yüksekokulumuz, her geçen yıl büyüyerek ve gelişerek 11 bölüm ve 650 öğrenci kapasitesine ulaşmış bulunmaktadır. Okulumuz bugüne kadar yaklaşık 4 bin mezun vermiştir. Yüksekokulumuz öğrenci sayısındaki artışın ilçemize sosyal ve ekonomik olarak bir canlılık getirdiği açıktır. Öğrencilerimiz okulumuzdan çok iyi bilgi ve donanımla ayrılarak bundan sonraki hayatlarında öğrendikleri birçok şeyin farkına varacaklardır. Hayatın yeni aşamasında okul yılları tatlı bir anı olarak kalırken, asıl zorlu ve bütünlemesi olmayan hayat sınavında öğrencilerimize üstün başarılar diliyorum. Bizlerden hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Rektörümüz Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Demirtaş ve üniversite yönetimimize yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
Adilcevaz Kaymakamı Arif Karaman ve Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mehmet Demirtaş da birer kısa konuşma yaparak mezun olacak olan öğrencilere hayatlarında başarılar diledi.
Yapılan konuşmaların ardından okulda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından okul birincisi Büşra Duran’ın öncülüğünde öğrenciler keplerini havaya atarak mezuniyet sevinci yaşadı.
Program mahalli sanatçılar Alpay Babahan ve Adem Küçük tarafından söylenen türküler eşliğinde öğretim görevlileri ve öğrencilerin halay çekmesiyle son buldu.
Mezuniyet törenine Adilcevaz Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkan Yardımcısı İzzet Ekem, Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Bitlis Eren Üniversitesi Genel Sekreteri M. Zahid Kuldaş, Adilcevaz Meslek Yüksekokul Müdürü Murat Çelik, kamu kurum amirleri, akademik personel, öğrenciler, aileler ve davetliler katıldı.


Gençlik ve Spor Bakanlığının "Tecrübe Konuşuyor, İçimizdeki Kahramanlar" projesi kapsamında, Fetullahçı terör örgütünün (FETÖ) darbe girişiminin bertaraf edilmesinde büyük katkı sağlayan gaziler, yaşadıklarını Bitlis'te anlattılar.


Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) konferans salonunda dizi ve sinema oyuncusu İsmail Hakkı Ürün'ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Kur'an-ı Kerim tilavetinin okunmasıyla devam eden programda, Veysel Çelikdemir tarafından "15 Temmuz" temalı kum sanatı gösterisi ve 15 Temmuz gecesi kameralara yansıyan görüntülerin yer aldığı sinevizyon gösterimi yapıldı. Yapılan sunumun ardından 15 Temmuz gazilerinden Mesut Yeşilyurt, Muhammed Enes Karagöz ve Mehmet Şükrü Kıntaş, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını Bitlisli vatandaşlarla paylaştı.

Programın açılışında konuşan İsmail Hakkı Ürün, 15 Temmuz'da bir haçlı seferi yaşandığına dikkat çekerek, "Haçlılar karanlık zihinleriyle, karanlık odalarda bir plan kurarak bunu de ülkemizde gerçekleştirmeye çalıştılar. Ne var ki, hamdolsun muvaffak olamadılar. Bu millete çarptılar. Aynı dağa çarpan, kayaya çarpan su gibi paramparça olup geri teptiler ve bu tarihe altın harflerle yazılan milli bir zafer oldu elhamdülillah" dedi.

Darbe girişimi sırasında İstanbul'da sokağa çıkarak darbeye karşı mücadele eden gazi Mehmet Şükrü Kıntaş ise, "Darbe haberini aldığımda arabayla oturduğum semte doğru gidiyordum. Kardeşim beni arayıp bu o haberi verdiğinde, beynimden vurulmuşa döndüm. Aklıma hemen babamın 80 darbesinde yaşadıkları geldi, bize anlattıkları geldi. Babam o darbede dışarıda yakalandığı için 40 gün boyunca hapis yatmış ve işkence görmüştü. Onun için dedim bizde bu zamanda o zilleti yaşayacağız. Ben bunları düşündükçe çıldırdım, arabada kendimi yiyip bitirdim. Hemen bu darbeye karşı ne yapabilirim diye düşünüp, tanıdığım herkesi aradım. Darbeden haberdar edip hepsine öncülük ederek bir yere topladım. Biz o gece öyle bir birliktik ki; kol kola girmiş, pazılarımızı şişirmişiz, tekbirler getiriyoruz. Yani o an değil tank, ne olursa bize etki edemezdi. Çünkü o gece sinelerimiz toplu atıyordu. Alevi, Sünni, Türk, Laz, Çerkez diye bir şey yoktu, o gece hepimiz birdik. Hepimizin kalbi sadece vatan, vatan, vatan diye atıyordu. Bu yüzdendir ki tankları, tüfekleri ve F16'ları bize işlemedi. Biz o gece birlik olduğumuz için bunu başardığımıza inanıyorum. Allah bu birlikteliğimizi de kıyamete kadar bozmasın inşallah" diye konuştu.

Darbe girişimine karşı Ankara'da sokağa çıkarak gazi olan Muhammed Enes Karagöz de, neden darbeye kalkıştıkları sorusunu yönelttiği bir askerin kendisine yumruk attığını anlatarak, "O asker bana o yumruğu attıktan sonra benim için her şey bitti. Babamı darp ettiler, beni darp ettiler. Bir şey diyemiyorum, ama canım çok yandı. Başka bir ülkenin askeri yapsa zorumuza gitmezdi. Ama bizim askerimiz bunu yapınca farklı bir şey, baya bir üzüldük. Ben normalde bir iğneden bile korkan biriydim, ama o gece her şey çok farklıydı. Etrafımızda o kadar insanın şehit olmasına rağmen içimizde zerre kadar bir korku olmadı. Külliyenin yanında polislerin üzerine füze atılmasına şahit olduk. O polislerin silahları bile yandı. Biz bir yana kaçarken, bir tane daha, sonra bir tane daha füze atıldı. O an ben şoka girdim. Babam beni oradan aldı. O külliyenin önünde bacağı kopanlar ve paramparça olan insanlar vardı. Benimde koluma şarapnel parçası isabet etmişti. Hastane gittiğimde film çekip şarapneli çıkardılar. Birazda karaciğerim zarar görmüş ondan dolayı. Şu an Allah'a şükür iyiyiz. Ben şu an şehit çocuklarıyla vakit geçiriyorum. Onlar bana ilaç gibi geliyor. Psikologa falan hiç gerek kalmıyor. Zaten şehit çocukları bana psikolog ve ilaç oluyor" şeklinde konuştu.

Darbe girişimine karşı Ankara'da direnirken gazi olan Mesut Yeşilyurt ise, babasının yıllarca Adnan Menderes'in idam edilirken hiçbir şey yapamamanın üzüntü ve ezikliğini yaşadığını anlattı. Kendisinin de babası gibi üzülmemek ve ezik hissetmemek için sokağa çıktığını ifade eden Yeşilyurt, "Dedim ki bu milletin hür iradesiyle seçmiş olduğu Cumhurbaşkanını birilerinin alaşağı etmesine eğer ben göz yumarsam; benim şerefim, onurum ve haysiyetim zedelenmiş olur. Kesinlikle ve kesinlikle buna razı olmazdım. Çünkü babamın gözündeki o çaresizlik ve ezilmişliği hiçbir zaman unutmamıştım. O gece hemen alelacele yatsı namazını kılarak sokağa çıktım. Büyük oğlum 18 yaşındaydı. Bana 'baba gitme, seni vururlar' dedi. Dedim ki, oğlum vatansız kalmaktansa, haysiyetsiz ve şerefsiz kalmaktansa vurulur ölürüm. Bunları görmem daha iyi dedim" ifadelerini kullandı.

Düzenlenen program, 15 Temmuz ile ilgili kısa konser ve 15 Temmuz gazilerinden Mesut Yeşilyurt, Muhammed Enes Karagöz ve Mehmet Şükrü Kıntaş'a plaket ve hediye takdiminde bulunulmasıyla sona erdi.

Programa kamu kurum amirleri, davetliler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Tatvan'da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında, "Çocuk Şenliği" programı düzenlendi.


Tatvan Kaymakamlığı tarafından "Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir" sloganıyla Tatvan Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkiliğe katılan Tatvan Özel Eğitim Uygulama Merkezi Okulu öğretmen ve öğrencileri birbirinden güzel gösteriler sergilediler. Şarkı, şiirlerin okunarak gösterilerin sunulduğu etkinlikte konuşan Tatvan Kaymakamı Mehmet Ali Özkan, etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür etti. Okulda eğitim gören öğrencilerin diğer çocuklardan her hangi bir farkının olmadığını aksine daha güzel ve özel çocuklar olduğunu ifade eden Kaymakam Özkan, bu tür etkinliklerin devam edeceğini kaydetti. Çocukların mutluluklarının yüzlerine yansıdığı program sonrası öğretmenler tarafından mini bir konser verilirken, çocuklara çeşitli hediyelerin verilmesinin ardından program halk oyunlarıyla gösterisi ve halay çekilmesiyle son buldu.

Düzenlenen etkinliğe, Tatvan Kaymakamı Mehmet Ali Özkan, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy, kamu kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile öğrenci velileri ve davetliler katıldı.

BİTLİS Valiliği ve İl Müftülüğü'nün organiseziyle Kutlu Doğum etkinliği düzenlendi. Yaptığı konuşmada, Hz. Muhammet'in hayatını anlatıp çeşitli örnekler veren Bitlis Valisi Ahmet Çınar,  "O işini çok düzgün ve sağlam yapardı. Çok büyük bir komutandı. Kısa sürede büyük zaferler kazandı. Dünya tarihini etkileyen zaferler kazandı. Çok büyük bir devlet adamıydı, hiç torpil yapmazdı" dedi.


Bitlis Eren Üniversitesi Rahva kampüsündeki merkezi konferans salonunda yapılan etkinliğe Bitlis Valisi Ahmet Çınar, Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Gezer, İl Müftüsü Mehmet Faysal Geylani, kurum amirleri, imamlar ve vatandaşlar katıldılar. Program Kuran okunması ile başladı. İlahiler ve sinevizyon gösterilerini olduğu programda protokole gül hediye edildi.

Açılış konuşmasını İl Müftüsü Mehmet Faysal Geylani'nin yaptığı programda Vali Ahmet Çınar da bir konuşma yaptı. Peygamber efendimizin örnek insan olduğunu belirten Vali Çınar, "Cenabı Allah peygamber efendimizi kulları içersinde seçti. Bizlere rehber olarak gönderdi. Eğer onun sözlerini, hayatını, nasıl yaşadığını, nasıl davrandığını öğrenir kendi hayatımızda ve toplum hayatında uygulayabilirsek, hiçbir mesele, sorun, sıkıntı kalmamış demektir. Peygamberimiz 'ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim'diyor. Çok anlamlı bir mesaj" dedi.

Dinin doğrudan medeniyet olduğunu belirten Vali Çınar, "Allah'ın emirleri, peygamberimizin hayatıyla övünmek, ümmet olarak hakkımız. Ama onunla övünüp, kaymağını yiyip, onun dediğini yapmamak, bir güvensizliktir. Bir tek bununla bitmiyor. İlim tahsil etmek müslümana farzdır diyor cenabı Allah. Dünyada en cahil toplumlar Müslümanlar. Başka örnekleri de var. Temizlik imandandır diyoruz. İslam toplumları temizliğe en az özen gösteren toplumlardır. Burada kendimize çekidüzen vermemiz gerekiyor" dedi. Vali Çınar, konuşması şöyle südürdü:

"Peygamber efendimiz Allah'ın seçtiği bir kuldu. O'nun sözlerini, davranışlarını dinler ve tatbik edersek, toplum huzur bulur. Resulullah efendimiz bir kere çok iyi bir insandı. Çok iyi bir dosttu.  Kendisine herkes güvenirdi. Daha Müslüman olmadan önce de adını zaten Muhammed-ül Emin diye koymuşlar. O emaneti sağlam tutar, emanete ihanet etmezdi. Helala, harama, kul hakkına dikkat ederdi. Kimseyi kırmazdı. Bütün komşuları ondan razıydı. İyi bir eşti, eşleri ondan razıydı. İyi bir babaydı, evlatları ondan çok razıydı. İyi bir dedeydi torunları onunla oynardı. O iyi bir tüccardı, terazisi hiç şaşmazdı. O büyük bir öğretmendi. Hepimiz insanlık adına her şeyi ondan öğrendik. O işini çok düzgün ve sağlam yapardı. Çok büyük bir komutandı. Kısa sürede büyük zaferler kazandı. Dünya tarihini etkileyen zaferler kazandı. Çok büyük bir devlet adamıydı, hiç torpil yapmazdı."

Bitlis Haberleri, Bitlis Haber, Son Dakika Bitlis Tatvan Haberleri - Bitlis Tatvan Haber

Son Dakika Bitlis Haberleri,Bitlis, Bitlis Haber, Tatvan, Tatvan Haberleri, Ahlat, Ahlat Haberleri, Adilcevaz, Adilcevaz Haberleri,Hizan, Hizan Haberleri,Mutki, Mutki Haberleri,Güroymak, Güroymak Haberleri, Van Haberleri Sitesi. https://www.bitlistatvanhaber.com/

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript Devre Dışı BırakLütfen Tüm Widget'ı Görmek İçin Javascript'i Etkinleştirin